24 Ekim 2008 Cuma

Apple

Arkadaşların çeşitli siparişlerini almak üzere bugün apple mağazasına gittim. Öncesinde ise fotoğraf makinesi parçası almak üzere BH mağazasına gittim. Yahudiler tarafından işletilen bir yer. Sanırım new yorkun en büyük kamera satıcısıdır. Içeride kulaklarının yanından lüle lüle saçları inen siyah şapkalar takan yahudiler çalışıyor. Bir makine gibi inanılmaz bir hız ve düzende çalışıyorlar. Ilk olarak sıraya giriliyor. Banka gişeleri gibi numara gelince bankoya gidiliyor. Bankodaki eleman yardımcı oluyor. Istenilen mallar bilgisayara girildikten 3 dakika sonra taşıyıcı hatlar ile bankoya kadar geliyor. Eleman bir fiş veriyor ve ödeme sırasına giriliyor bir kadın sırada beklerken kredi kartlarınızı hazır edin diye daimi olarak uyarıyor. Ödeme sonrasında fişle birlikte teslim alma kuyruğuna giriliyor ve mal teslim alınıyor. Bütün süreç çok hızlı idare ediliyor. Nazi kampı gibi hep alarmda oluyorsunuz. Alışveriş son derece etkin oluyor ama eğlenceli değil.

Sonrasında ise apple store'a gittim. Benimle ilgilenen kız malları depodan getirdi elindeki bilgisayarlı POS makinesi ile ödemeyi yapıyor ve fişinizi alıyorsunuz. Sıra yok bekleme yok. Beklerken apple ürünlerini kullanabiliyorsunuz. Alışveriş bir zevk oluyor. Ikisi de farklı hizmetler sunmalarına rağmen yeri doldurulamaz tüketici deneyimleri sağlıyorlar. Bu tip tüketici deneyimleri ise müşterinin o markaya daha çok bağlanmasını sağlıyor.
Bu işi en uçlara götüren bir diğer mağaza işi abercrombie and fitch. Girişte mankenler karşılıyor. Içerideki hareketli müzikte herkes dans ediyor. Bütün çalışanlar rahatsız edici bir şekilde güzel ve yakışıklılar. Erkeklerin üstleri çıplak. Kızlar ise pantalon gömlek giyiyor. Bu ortamı yaşamak için müşteriler kapıda kuyruk. Erkek mankenlerle resim çektirmek için yarışıyorlar. Içerideki atmosfer herkesi çekiyor. Satılan kıyafetler mi? Onlar gereksiz bir ayrıntı.

0 yorum: