Cusco İspanyollar sayesinde koloniyal bir mimariye sahip.
Inca etkileri neredeyse tamamen silinmiş. Ancak şehir dışında ziyaret
edilebilecek çeşitli Inca bölgeleri var. Bizim şehir turumuzda ilk olarak iki
tane katedral/kilise artık neyse onları gezdik. Pek bir katkısı olduğunu
söyleyemeyeceğim. Sonra ise iki tane Inca harabesine gittik. İspanyollardan
kalan kısmı bile muhteşem. Kullanılan taşların büyüklüğü, işçiliği hayran
bırakıyor.
İlk gittiğimiz yerin adı Sacsayhuamán. Sexy woman gibi okunuyor.
Cuscolular tarafından bu espriye maruz kalmamak neredeyse imkansız. Incalar yazı yazmadıkları için bu yapının ne
olduğu ile ilgili sadece spekülasyonlar var. Çok acı.
Sonra gittiğimiz yer ise daha küçük bir tapınak. Doğal kaşa
oluşumlarının şekillendirilmesi ve yeni taş işçilikleri ile ile yapılmış.
Bu yazıları aslında resimlere
yapıştırmayı becersem güzel olacak. Dünya kadar resim ve video çektim ancak
buraya sadece birkaç tane koyabiliyorum.
Şehir turunun sonunda her turistin her ülkede götürüldüğü
yerlerden birine gittik. Kuşadasında halıya, Mısırda papirüse, Bangkok’da
değerli taşlara, Pekinde ipek kumaşlara götürülen turist halkı Cusco’da da
kendini Alpaka’dan yapılmış örme malzemelerden kurtaramadı. Nedense resim
çekmemişim. Onun yerine mağazadaki kedi köpekle daha çok ilgilendim. Alpakanın
kalite farklılıklarından, alpaka diye başka şeyler satıldığından baby alpaka
yünü olarak satılanların maybe alpaka olduklarından bahsedildi. Bu maybe alpaka
espirisini bir türlü anlamadık sanarak epey bi tekrarladılar.
Peru halkı ırk olarak da inka İspanyol karışımı olmuş ama
safkan olan inkalar da var. Qechua diye bir dilleri var ve hala kendi
alışkanlıklarını devam ettiriyorlar. Peru ile ilgili gördüğümüz resimlerde
folklorik kıyafetleri giyenler genelde inka soyundan geliyorlar. Şehirde
geleneksel kıyafetleri ile dolaşan ve yanlarındaki Alpaka ya da Lama ile resim
çektirerek para kazananlar var. Bu arada kuzuları da insanlara alpaka yavrusu
diye yutturuyorlar.
Şehir turundan sonra tekrar aynı restorana gittim.
Restoranda hiç müşteri yoktu. Sadece restoran sahibi ve çocukları vardı.
Girdiğimde kendisi ve kızı ağlıyorlardı. Niye olduğunu bilemeyeceğim ama sanki
küçük kızın ödevlerini yapıyordu masada ders kitapları defter falan vardı. Beni
görünce kendini topladı ve yemeğimi hazırladı. Alpaka yumuşacık bir et.
Hazırladığı yemek de çok lezzetliydi.
Sonra doğruca otele döndüm. Sao Paulo’dan
Cusco’ya nerdeyse 24 saatte gelmiş hiç uyumamış ve yarım gün şehir turunda
durmaksızın dolaşmış olarak ilk gece tabiri caizse bayıldım. Yarın büyük gün
Machu Picchu var programda. Hayatım boyunca en çok gitmek istediğim yeri artık
görmeme sadece bir gün kaldı ve hiçbir aksilik şu ana kadar olmadı. Yarın da
olmayacak biliyorum ama hayal ettiğime değecek mi? Neyi anlamama yardımcı
olacak? Bu yerin bende nasıl bir etkisi var? Bütün bunları düşünerek odada
bayıldım gittim.



















2 yorum:
İnsan, arkadaşım da burayı görsün diye dua etsin, dilek dilesin, vs. orada.
Taşları nasıl örmüşler inanamadım, çok etkileyici...Şule K.
Yorum Gönder