17 Mart 2013 Pazar

Ekvator - Guayaqil


Ekvator ve Galapagos adalarına gidebilmek için Cusco’dan sabah erken uçmak için havaalanına gittim. Çok sevdiğim Cusco’da bu kadar kısa kalmış olmak üzücü. Belki bir daha gelirim. Havaalanında checkin işlemlerinden sonra bir polis yanıma gelip aramaya yapacağını söyledi. Türk pasaportu Latin Amerika’da her zaman polislerin yoğun ilgisi ile karşılaşıyor. Beni alıp ayrı bir odaya götürdüler. Bir lego mahareti ile hazırladığım bütün bavulu boşaltıp her şeyi didiklediler. Üstümü aradılar ve bir dizi soru sorup en sonunda bu heriften kurye murye olmaz deyip beni tekrar checkin bölümüne götürdüler.




Ekvator’un İstanbul’u olan Guayaqil şehrine vardığımda da aynı işlemi bu sefer buradaki gümrük polisleri tekrarladı. Arada da bana futbol sever misin diyor. Türkiye ile ilgili takımları falan biliyor sanırım. Neyse burada da bavul bir kere daha darmadağınık olduktan sonra havaalanından çıktım. Sıcak tropik nemli hava yüzüme çarptı. Cusco’da soğuktan 10 dereceden bir anda 35 dereceye gelmiş oldum. Taksiye bindim otele geldim. Burada Amerikan doları ulusal para birimi. Taksi sadece 5 dolar tuttu. Kimse taksilerin niye bu kadar ucuz olduğunu bilemiyor. Hiç kurcalamadım tabi ki.
Daha önceden planladığımız gibi New York’tan bir arkadaşımın arkadaşı bir şeyler içmek ve şehir turu atmak üzere otelden aldı. New York’taki Ekvatorlu arkadaş buradaki arkadaşlarını arayıp Türkiye’den biri gelecek ona iyi davranın falan dedi ve büyük ihtimalle kabak da buna patladı.

Buranın kordon boyunda biraz dolaştık. Tam ne yapsak acaba derken buranın tropik yağmuruna tutulduk. Arabaya atlayııp yemeğe gidelim bari dedik. Hayatımızın hatasını yaptık. Şehir bir anda sel bastı, trafik haşat oldu. Trafikte 2 saat geçirdik. En sonunda restorana ulaştık Arabadan restorana kadar sadece kaldırım boyu yürümemize karşın sırılsıklam olup içeri girdik. Çeşitli deniz ürünleri yedik hepsi de çok güzeldi. Ama sonradan etkileri ağır olacakmış nereden bilebilirdim. 






Restorandan sonra oranın barlar sokağında bir yerde bir şeyler içtik ama ben bu arada klimalardan ve uykudan gebermek üzereyim. Kendimi otele dar attım. Sanırım bir kaç saat uyuduktan sonra garip bir mide ağrısıyla uyandım. Sonra sabaha kadar ne yediysem çıkardım. Bu deniz ürünleri bana yaramıyor anlaşılan.

Sabah uçakla Galapagos adalarına uçacağım. Galapagos adalarında dalmak da dalgıçların hayallerini süsler. Bu gezi benim için hayal dünyasının yere konması gibi bir şey oldu.






Hiç yorum yok: