Kıskançlıktan ne diyeceğimi şaşırdım. Allahtan bir kaç tane kötü tarafı var ordan başlayayım. Fiyatlar çok pahalı, sanki Avrupa başşehirleri gibi. Yemekler dandik. Her şeyi yağda kızartalım fasulye pilavla servis edelim mantığı var. Bir de bunun yanında irmik gibi duran içinde pembe pembe bişiler olan bir yemek var. İrmik gibi duran şeyler Tapioca unu, pembe şeyler ise domuz kulağı kuyruğu falanmış. Bilmeden yemiş bulundum tabi.
Copacabana ve İpanema bölgelerinde epey bir turladım. Şehir inanılmaz tertipli, düzenli ve hatta temiz. Şehrin her yerine geniş kumsalları olan plajlar var. İnsanlar evlerinden mayolarıyla çıkıp sokaklar da da öylece dolaşıyorlar. Ciddi oranda vücutlar taş. Bu ırkın karın yağları nereye gitmiş anlamadım ama yerlerinde yoklar. Çok sinir. Herkes bir yerlerde spor yapmış belli.
Yemek pahalı dedik ama Caipirinhalar ve hindistan cevizi suyu çok ucuz. Bütün gün plajda iç içebildiğin kadar.
Rio'nun bütün turistlerce görülmesi gereken iki tepesi var. Birisi Sugarloaf diğeride İsa heykelinin olduğu Corcovado. Resimleri koydum aşağıda. Manzaralar iki tarafta da inanılmaz tabi. Ancak bu yerleri ziyaret edebilmek için beklenmesi gereken kuyruklar da inanılmaz. Burada kimsenin İngilizce konuşmuyor olması, anlamıyorum desem de kendi dillerinde bana bir şeyler anlatıyor olmaları ne kadar tanıdık. Aynı şekilde cana yakınlıkları, yardımseverlikleri ve geceleri adam soymaları da aynı derecede. Henüz başıma bir şey gelmedi ama çeşitli hikayeler anlatılıp duruyor.
Yarın Peru'ya geçiyorum ve bir geceyi havaalanında geçirmem gerekecek :( Yanıma yolluk alayım bari. Tapiocalı domuz kuyruğu mu alsam?








Hiç yorum yok:
Yorum Gönder